Komponent
Leader
- BNB
- 0,00134750
Son yıllarda, teknoloji ve oyun dünyalarında bu fikri somutlaştıran iki terim ortaya çıktı: Metaverse ve Multiverse. Ancak bu terimler tam olarak ne anlama geliyor ve nasıl farklılar?
İlk bakışta, iki terim birbirinin yerine geçebilir gibi görünebilir. Ne de olsa her ikisi de birbirine bağlı geniş bir dijital dünyalar ve deneyimler ağı kavramına gönderme yapıyor. Ancak, onları ayıran bazı önemli farklılıklar vardır.
Çoğumuzun bildiği gibi Metaverse, bilimkurgu yazarı Neal Stephenson'ın 1992 tarihli Snow Crash adlı romanında ortaya attığı bir terimdir. Kitapta Metaverse, milyonlarca insanın paylaştığı, birbirleriyle ve çevrelerindeki dijital ortamla etkileşime girebildikleri sanal bir gerçekliktir. Son yıllarda terim, oyun ve teknoloji endüstrileri tarafından benzer bir konsepti - birden fazla platform ve cihaza yayılan geniş, birbirine bağlı bir sanal dünyayı - tanımlamak için benimsenmiştir.
Öte yandan Çoklu Evren (Multiverse), fizik ve kozmoloji alanında daha yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Bizimkinin yanında birden fazla paralel evren olabileceği fikrini ifade eder. Bu evrenler farklı fiziksel yasalara, farklı geçmişlere ve hatta kendimizin farklı versiyonlarına sahip olabilir.
Peki, bu iki kavram birbiriyle nasıl ilişkilidir? Bazıları, Metaverse'nin Çoklu Evren'in dijital bir temsili olarak görülebileceğini iddia ediyor - kendimizin ve dünyamızın alternatif versiyonlarını keşfetmemiz ve bunlarla etkileşim kurmamız için bir yol. Diğerleri, Çoklu Evren'in daha teorik ve soyut bir alemde var olduğu, Meta Evren'in ise gerçekten etkileşim kurabileceğimiz somut, somut bir dünya olduğu için iki kavramı farklı görüyor.